VARSAYALIM MI İSMAİL?

Varsayalım ki karanlık sardı dört bir yanımızı. İçimizde korku büyüyor her geçen dakika.

***

Elimizden gelen hiçbir şey yokmuş gibi, dımdızlak kalmış gibi, öylece bakıyoruz. Bakıyoruz ki siyah, dakikalar geçtikçe alışan göz daha da siyah görüyor. Yalnızız. Yalnız ve kalabalıktan uzakta.

***

Bir umut büyütüyoruz içimizde, adı ışık. Çıkabilecek miyiz, aydınlığa?

***

Kurtulmak, nefes almak, derin bir oh çekmek için kime muhtacız ki?

***

Anne, baba, kardeş, sevgili, dost... Sokaktan geçen evsiz, işportacı, iş insanı... Gökyüzündeki karga, koşuşturan köpek ve ağaçtan ağaca zıplayan kedi.

***

Varsayalım ki tüm bunlar karanlıkta unutuldu. Ömrümüzün sonuna denk orada mı kalacağız?

***

Hareket etmezsek evet. Düşünmeyi ihmal edersek evet. Korkuyu içimizde büyütürsek evet.

***

Ayağa kalkıp üzerine yürüyeceğiz karanlığın, insanın yürümekten başka çaresi yok; medeniyet de ellerini topraktan kaldırıp ayakların üzerinde uzun yolculuklar sayesinde gelmedi mi?

***

Varsaymayalım İsmail, yürüyeceğiz. Elbette aydınlık bizi bekliyor.

***

En kötü ihtimal, ateş yakmayı da öğreneceğiz.

YORUM EKLE