YAŞA KIZIM

Sevgili anneler ve babalar,

Kız çocuklarınızı koruyun. Kız çocuklarınızın arkasında bir dağ gibi durun. Yerine göre onlara dev bir kalkan ve her zaman güvenli bir liman olun. Ama hiçbir zaman taşımak zorunda kalacakları ağır bir yük olmayın kalplerinde ve hayatlarında...

Kız çocuklarını büyütürken, onları kısıtlamak, baskılamak, güvensizlik, kızının yanında durmayan babalar, çaresizliği ya da güçsüzlüğü miras bırakan anneler olmayın.

Tüm bunlarla, şimdide ve ileride kendi ayakları üzerinde duran güçlü kadınlar olabilmeleri ne denli güç... Ne denli zor, yıpratıcı...

Erkek çocuğuna nasıl davranıyorsan, arabanın anahtarını kaç yaşında ve nasıl rahat eline veriyorsan, kız çocuğuna da aynısı yap mesela...

Yanlış bir şey yaptığında örselemek yerine, iyi bir şey yaptığında öv mesela... Yapılan doğru davranış, güzel iş kimsenin dizini de dövdürtmez nasılsa...

***

Oğlum sana söylüyorum, damadım, amcam, dedem, babam, sen de anla... 

Özellikle babalar, öyle bir dağ olun ki kızlarınıza, dünyanın güneşini de sizde görsün, baharını da.

Ayakları yere basacaksa, önce siz güvenin kızlarınıza. Eleştirmek, yermek, kıyaslanmak ne katar daha yola henüz çıkmış olana?

Yeteneklerini fark edin, fikirlerini dinleyin, anlayın, konuşmayı bilin, sarılmayı bilin, sevmeyi bilin. Arkasında durmayı bilin en başta.

Büyürken her manâda siz yanında olun ki, düşmesin başka limanlara.

Her ne olursa, düşse de kalksa da. Düşerken tutmak için, düştüğünde daha güçlü kaldırmak için arkasında olun daima. Çünkü evlat! Evlat sonuçta...

Kız çocuklarınız bir gün büyüyüp kadın olduklarında o zaman da sakın ola onları bir erkeğe emanet etmeyin. Onları bir erkeğe vermeyin. Nasıl ki bir yerden almıyorsanız, vermeyin de.

söyleye dillerde tüy bitti ama bunları bir de ben ekleyeceğim. Çaresizlikten evlenilmez, evlenince düzelmez. Erkek kadının, kadın erkeğin sahibi olmaz. Evlenilse bile özellikle kadın için ana babanın desteğine ihtiyaç hiç son bulmaz. Evlensin hayatı kurtulur, kocası çalıştırmaz rahat olur öyle değil mi?

***

"Aman ne düşünce bolluğu, ne vicdan genişliği!"

Annelere gelince, mümkün değil ki buna dizeler yetsin. Fakat evvela her anne kız çocuğuna haklarına sahip çıkmayı öğretecek. Zira hayatının her alanında şahsi özgürlüklerine engel olmak isteyecek türlü çeşit yaratıklar olacak. Ve eğer bir kadına bu öğretilmemişse ne yazık ki bu hakkı bir başkasına en önce kendi verecek. Sonrasında sanki genlerle aktarılmış bir öğreti gibi nesillerce gidecek. Bekle dur ki bu zinciri biri kırsın...

Ve kadınlar tüm bunlarla birlikte, hayatta yere sağlam basacağınız iki ayağınızdan başka güveneceğiniz hiçbir şey olmamalı.  Anneler babalar yahut eşler bir dağ bir liman olsalar dahi

"Şunu unutmayın ki herkese her şey olur" öyle çok şeyler olur ki hem de, özellikle adı aşka devrilmiş ilişkilerde öyle bembeyaz kârlarla örtülür ki, ne liman görürsünüz ne de dağ.

***

Olmuyor... Yanlış düşünüyoruz. Olamıyor. Alışılagelmiş öğretiler, öğrenilmiş ya da gerçek çaresizlikler, kördüğümler bitmiyor. Ve bazen aklıma şunlar geliyor; kız çocuğunu omuzlarında gezdiren bir peygamberin, kadını yücelten bir dine mensup toplumun böylesi hoyrat, merhametsiz ve bilinçsiz olması beni çok düşündürüyor.

Dediği gibi Neşet Ertaş'ın

"Kadın insandır, biz insanoğlu."

Başı sağ olsun insanlığın, belki bulur bir gün doğru yolu...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Esra Coşkun
Esra Coşkun - 2 ay Önce

Çok güzel, yüreğe dokunan bir yazı olmuş ,okurken bir kadın olarak gurur duydum kaleminize sağlık...

Azime Metin
Azime Metin @Esra Coşkun - 2 ay Önce

Ben de size teşekkür ederim.