YAŞAMA DAİR


Danışanlarımla yaptığım terapi konuşmalarındaaramızda kimi zamanşöyle bir konuşma geçer; “yaşam alternatiflerdenibarettir”. Bu sözüme bazısı, “o zaman yandık nasıl karar vereceğiz şimdi ?”derken, diğer bazıları da, “bu harika! desenize aslında bunca kaygı, keder vekorku boşunaymış…” şeklinde karşılık verir.

Yaşam üzerine düşünmek güzeldir.Yaşamı farkında olarak sürdürebiliyor olmak da… Ne var ki, çoğu birey bufarkındalıktan çok uzakta; sadece yaşamış olmak için yaşamakta ya da tam tersiyaşamın ayrıntıları içinde eriyip yok olmaktadır. Oysa yaşamın içinde hem siyahvardır beyaza yakın, hem de beyaz vardır siyaha yakın. Ama bu ne tam siyahtırne de tam beyaz. Yaşam hep geçişlerle değişim yaşar. Mevsimler gibi, ilkbahar-yaz, sonbahar- kış… Türkçemizin tam bozulmadığı facebook çağı öncesindekideyimiyle; ifrat ve tefrit…Yaşamda bu iki uç kaygıyı ve takıntıyı beraberindegetirir. Obsesiflerin en önemli düşünce özelliklerinden biri budur; ya tam, yada hiç… Onların dünyasında gri tonlar yoktur. Her şey tam olacak. HocaNasreddin misali… Rüyasında altınların sayılarak eline verildiğini gören hoca, saymaişi 99’ dakalınca, “hayır! Olmaz, tam 100 altın isterim” demiş. Tam o sırada hocayı karısıuyandırmış. Uyandığında hoca bakmış ki ortalıkta altın maltın yok, tekrargözlerini kapatmış ve şöyle seslenmiş; “tamam 99’da kabulümdür!.” Ama nafile…Hocanın altınları kaçırdığı gibi ayrıntıcıların da yaşamı ıskaladıklarınıdüşünüyorum.

Yaşamı farkında sürdürmek ya dayaşam üzerine düşünmek ayrıntılara saplanıp kalmak demek değildir. Sadeceyaşamış olmak için yaşamak da meziyet değildir. Bütünüyle sığ bir yaşantı, yada yaşama dair sorulara tek bir cevap çok basite kaçmaz mı?. Kimi zaman bununda yeri olur ama şüphesiz farkındalık, dolu dolu bir yaşam demektir.

Alternatiflerin dışında içindesayısız bilinmezlikleri de barındıran yaşam, bu yönüyle son derece dinamiktir.“Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır.” özlü deyişiadeta bir yaşam felsefesi gibi bütün haşmetiyle karşımızda dururken daha fazlasöze ne hacet.  Dünya her sabah yenidenkurulurken aynı zamanda geçmişin kirlerinden temizlenir ve fazlalıklarından arınır.Taze başlangıç geçmişinden arınmışlığı ve özgürlüğü ifade eder aynı zamanda…Yine ve yeniden varoluşun bir simgesidir… Her taze başlangıç, dününkalıplaşmışlıklarına bir dik duruş ve yeknesaklığın çemberine bir çomaksokmaktır.

Yaşama sadece belirliliğiyönünden bakarsanız, belirsizliği yaşamın kaygısı olarak algılarsınız. Buanlayış sorun odaklı yaşamı seçmek demektir. Sorun odaklı yaşayanlar çözümüretemezler. Başını kuma gömmüş deve kuşu misali gerçekleri görmektenacizdirler. Oysa yaşam, içinde çözüm barındırmadığı sorunu size sunmaz. İşte buyüzden yaşamın kendisi bizatihi dinamiktir. Çözüm üretmek kadar insanı yaşamabağlayan başka bir güç var mıdır? Ama, “niçin ben?” sorunsalı altında inlemekçözüm getirmeyecektir. Çözümden uzak olmak yaşama küsmenin bir başka izahtarzıdır. Çözüme odaklanmak üretkenliğin yanı sıra, dinamizmi, iletişimi,sevmeyi, sevilmeyi, saygıyı, sayılmayı, duyarlılığı, doğallığı, özgürlüğü,hoşgörüyü ve yaşamın ta kendisini içselleştiren bilge kişiliklere özgü birdavranış modelidir. Çözüm odaklı bireyler yaşamı sorgulayan ama yargılamayankişiler olmakla birlikte, aynı zamanda yukarıdaki saydığım özelliklerinedeniyle, daha güzel bir dünya uğruna onurlu bir mücadelenin de içinde yeralan kişilerdir.

Akıp giden zamana dur diyebilmekancak farkında olanlara mahsus bir erdemdir. Hem bireysel yaşamlarını hem de içindeyaşadıkları toplumsal düzeni sorgulayan bu değerli insanlar, zamanlarını tüminsanlık için verimli kullanabilmeyi beceren insanlardır. Zamanın boşa akan birırmak gibi yitip gitmesine bigane kalamazlar. Onu yaşamak ve yaşatmak dertleridir,çünkü…

Yaşam her şeye rağmen yaşanmayadeğer bir süreçtir. Bir “emanet” hassasiyetinde yaşanıp yaşatıldığında anlamınıbulacaktır. Bizde emanete hıyanetlik yoktur.

Günlük meşguliyetlerin bireylerialıp götürdüğü ve sürüklenmelerin yaşandığı günümüz dünyasında bir dik duruşsergilemeye var mısınız?

YORUM EKLE