YÜCEL'İN ÇİÇEKLERİ

Denizli Merkezefendi Kültür Merkezi'nde Eğitim-İş, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği, Eğit-Der ve Merkezefendi Belediyesi işbirliği ile “ Köy Enstitüleri’nin 82. Yıldönümü “ ile ilgili bir etkinlik gerçekleşti. Etkinliğe olan ilgi büyüktü; yüzlerce insan etkinliğin ruhuna can verdi.

Etkinliğin açılışını Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan yaptı. Şeniz Doğan, böyle bir etkinliği ilgili eğitim kuruluşlarıyla birlikte gerçekleştirmiş olmaktan son derece mutlu olduklarını söyledi. Demokratik kitle örgütlerinin gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirecekleri böyle etkinliklere destek vermekle demokratik kültüre, onun gelişimine katkı koymaya devam edeceklerinin özellikle altını çizerek anlattı.

Şeniz Doğan’dan sonra Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği yöneticisi Ayşegül Odabaşıoğlu, Köy Enstitüleri’nin kuruluşu ve çalışmalarıyla ilgili özlü konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi. Köy Enstitüleri'yle ilgili konuşmasında, bu eğitim kurumlarının kapatılmasının ne büyük kayıp olduğunu söyledi. Enstitülerin karalanmasının eğitimi olumsuz etkilediğini belirtti. Eğer bu eğitim kurumları kapatılmasalardı, eğitimlerini kesintisiz sürdürselerdi, dünyanın en gelişkin ülkeleri arasında olacağımız herkesin bilgisi dahilindedir diyerek sözlerini devam ettirdi.

Bu kurumlarda yaparak, yaşayarak eğitimin önemli olduğunu, tam anlamıyla yerli ve ulusal olduğunun önemini bir kez daha vurguladı. Enstitüde okuyan çocuklar okullarını kendileri imece yöntemiyle yapmışlardı. Yiyeceklerini bile bahçelerinde ürettikleri sebze ve meyvelerden sağlıyorlardı.

Bu okulların yaratıcıları unutulmaz Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'tu. Tonguç çalıştığı kurumlarda başarılı bir öğretmen olduğunu hep gösterdi. Çıktığı yurtdışı gezilerden öğrendiklerini de katarak bu çağdaş kurumların yaratılmasına katkıda bulundu. O hep Tonguç Baba diye anıldı öğrenciler tarafından. Faaliyette bulundukları kısa zamanda binlerce öğretmen yetişti Köy Enstitüleri'nden. Köy Enstitüleri'nin etkisi yetiştirdiği öğrenci sayısının çok çok ötesindedir. Onlar elinden her iş gelen, becerikli, topluma yararlı, bilgili, kültürlü, lâik insanlar olarak yetiştiler.

Köy Enstitüleri karma eğitimin yerleşmesinde yaşamsal bir öneme sahiptir. Türkiye tarihinde ilk kez köylere ışık götüren çağdaş eğitim kurumları açıldı. O zamana dek köyler okulsuzdu, ışıksızdı, yolsuzdu, susuzdu ve yoksulluklar içinde kıvranıyordu. Enstitüler yoksul köylü uyanışını başlatacak etkiyi yapmakta gecikmedi.

Enstitülerde yoksul köy çocukları tarımı, hayvancılığı, arıcılığı, sağlığı, güzel sanatları ve üretici faaliyetleri öğrendiler, öğrettiler. Köy çocukları bilinçli yurttaş olmanın ötesinde, hakları ve özgürlükleri olan bireyler olduklarını herkese öğretti.

Diğer konuşmacı öğretmenlerimiz sanatsal faaliyetlerin de yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü anlattılar. Onlar, yaşadıklarını gördüklerini herkesin anlayacağı yalınlıkta ifade ettiler. Halkın sevdiği, ilgi duyduğu, yakınlık gösterdiği kurumları yok etmek için çıkar çevrelerinin karalamaları başladı. Uyanan köylü ve köy çocukları başta toprak ağaları olmak üzere karanlık güçlerin hedefi hâline geldi. Hasan Ali Yücel’e suikast düzenlendiği biliniyor. Çıkar çevreleri dedikodular ve karalamalarla beraber bir sınıf olarak suçlayıcı şekilde bu çağdaş eğitim kurumlarına yüklendi. Saldırılara karşı dönemin iktidarı da yeterli desteği göstermekte etkili olamadı.

Enstitülerden yetişen çağdaş, ilerici düşünceli çocuklar da egemen sınıfın işine gelmemişti zaten. Enstitülerde her çocuğun okuma faaliyetine katılması, okunan kitapların haftada bir tartışılıp değerlendirilmesi uyanışı ateşlemişti. Çocuklar şimdiye dek görmedikleri, duymadıkları dünya yazarları olan Tolstoy, Dostoyevski, Gorki, Emile Zola, Balzac, Viktor Hugo... gibi yazarların eserleriyle tanışması, haksızlığa hayır deme bilincinin uyanmasına neden oldu. Soran, soruşturan araştıran, neden, niçin soruları üzerinde duran çocuklar yetişti. Bunlar bazı kesimlerin uykularını kaçırdı.

Enstitülerde her çocuğun bir müzik aleti çalma zorunluluğu vardı. Çocuklar Mozart, Beethoven...gibi klasik müzik sanatçılarının eserlerini çalacak kadar ilerledi. Konserler bile veriyorlardı arkadaşlarına. En yaygın müzik aleti enstitülerde mandolindi. Müziğe verilen önem çocukların duygu dünyalarını da geliştirdi. Bu okullardan birçok değerli yazar, şair, ressam, bilim insanı ve müzik insanı yetişti. Orada sanatın değip geçmediği çocuk kalmamıştı.

Bu kurumlar kapatıldıktan sonra bile etkilerini uzun yıllar sürdürdü. Öğretmenlerin örgütlenmesinde burada verilen eğitimin önemi büyüktür. Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın ( TÖS ) kuruluşunda enstitülü öğretmenler belirleyicidir. 1969’da öğretmenler hakları ve özgürlükleri için giriştikleri boykotta etkileri çok büyük oldu. 130 bin öğretmenin 109 bini bu boykota eylemli olarak katıldı. Bu dünya öğretmen tarihinde büyük bir başarıdır. Bu boykotla öğretmenler haksızlıklara hayır demesini öğrendiler. TÖS'den sonra başka emekçi örgütlenmeleri arkadan geldi.

Köy Enstitüleri Etkinliği birçok çağrışımı da beraberinde getirdi. Bir gurup öğretmen Mandos Müzik Gurubu'nu oluşturmuşlar. Onlar mandolinlerinden gelen seslerle 82 yıl geriden güzel ezgiler ulaştırdı bize. Öğretmen Okulları'nda da her öğrencinin bir müzik aleti çalma zorunluluğu o zamandan kalmadır. Biz o mandolinle bazı parçaları çalmadan müzik dersinden geçemiyorduk. Tabiî arkadaşlar mandolinden başlayarak, başka müzik aletleri de çalmaya başladı; müzik ruhuyla dolu kuşaklar yetişti. Sanat insanı inceltir, düzeltir, olumluya doğru yöneltir.

Pamukkale Halk Oyunları Ekibi de etkinliğe başka bir heyecan kattı. Ege oyunları oynanırken izleyiciler heyecandan heyecana koştu. Oyuncular da gerçekten güzel bir oyun ortaya koydular, izlenilirlik düzeyi yüksekti. Bu etkinlik insanlara salt bilgi değil, canlılık ve umut da ekledi. Bu tür etkinlikler insanları canlı tutuyor, bilinç sıçramasına etki ediyor.

Enstitülerin 82. yılında Eğitim-İş, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği ve Eğit-Der bu çağdaş eğitim kurumlarını yeniden hatırlatıp, düşünmemizi, ileriyi görmemizi sağladılar. Hazırlayan, emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliriz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet SARIASLAN
Ahmet SARIASLAN - 4 ay Önce

Çok güzel ve anlamlı bir etkinlik. Keşke Eğitim Sen de böyle bir etkinlikte bulunsaydı demeden edemiyor insan.
Eğitim emekçilerinin aynı çatı altında toplanacağı ve direnişi büyüteceği günlere olan özlem ve inancıyla...
Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümü kutlu olsun.

Hakkı DEMİR
Hakkı DEMİR - 4 ay Önce

Kalemine sağlık

Fatih binbay
Fatih binbay - 4 ay Önce

Eğitim üretim için, üretim yaşam içindir. Ne güzel sözlerdi söylediklerimiz. Bizler susturulunca cehaletin sesi her yere hakim oldu. Ülkemizin geleceğine yazık oldu

Bayram ayko
Bayram ayko - 4 ay Önce

Kalemine yüreğine sağlık

Ayşegül ODABAŞIOĞLU
Ayşegül ODABAŞIOĞLU - 4 ay Önce

Teşekkür ederim.bilimsel üreten laik eğitim yaşasın.

Hüsniye Karadağ
Hüsniye Karadağ - 4 ay Önce

Evet bende Eğitim-Sen konusunda Ahmet hocama katılıyorum. Ellerinize, yüreğinize sağlık hocam.

Osman ışıklı
Osman ışıklı - 4 ay Önce

Mükemmel

Ömer EMER
Ömer EMER - 4 ay Önce

Köy Enstitülerinin yıl dönümü çok güzel anlatıldı. Mehmet PEKDÜZ Öğretmenimiz Teşekkür ederim Öğretmenler köy okullarının ışığıydı .öğrenciler aydınlanmanın neticeinde köylerin kalkınmasında gelişmesinde yeniliklerden haberdar olmalarını nedeniyle ülke gelişti.