ZAVALLI KÖSTEBEK

Haziran ayını da ortaladık. Güzel bir yaz mevsimi başlangıcı... Kış yağmurları iyi geçti Kuzey Ege'de. Bahar yağmurları esasen biraz daha iyi olabilirdi. Yaz yağmurları hususunda pek iyimser değilim. Kurak bir yaza doğru gittiğimizi hissediyorum.

Zaten panayırdan sonra (Ayvacık Panayırı, 26-28 Mayıs) ta -şanslıysak- Eylüle kadar, yoksa Kasım ayının ortalarına kadar yağmuru ancak hava raporlarında görürürüz.

Ama doğanın çarkı kendi temposunu hiç bozmaz. Koyunlar kuzulamaya kış aylarında başlar, keçiler de oğlaklarını bahar çimenlerine mutlaka yetiştirir. İneklerin buzağıları da ilkbaharın ilk günlerini bellemişlerdir hep. Bizim buralarda eşeklerin sıpaları, atların tayları nadir olmaya başladı çoktan.

Yaban hayatı eski çeşitliliğini biraz kaybetse de kuş yuvaları ilk yavrularını uçurdu bile. Küçük kuşlar, yani serçeler, kırlangıçlar vb. ikinci kuluçka dönemindeler.

Yerin altında neler olduğunu ancak tahmin edebiliyorum. Tarla fareleri üreme yönünden zaten şampiyon sayılırlar. Sıkça sürülmeyen tarlalar delik deşik fare yuvaları ile bezenmiş durumda.

Köstebekler yuvalarının kapısını katiyyen açık bırakmaz. Öbek öbek toprak yığınları kuşku olmaksızın köstebek kanallarının işaretleridir. Her toprak öbeği bir köstebek emeğidir. Toprakaltı kanallarının toprağını bu yığınlara boşaltırlar. Yığının altından bir kanal geçer ve zorlanmadığı sürece köstebek kendi kanal sistemini terk edip dışarıya çıkmaz.

"Köstebek" konusunu biraz açmak isterim. Ülkemizde insanların bile haklarını korumada zorlanması gösteriyor ki zavallı köstebeğin kendini savunma şansı yoktur.

Bazı yaban hayvanlarımız şanslı. Örneğin kumruların ve leyleklerin bir "kutsal" tarafı var ki onlara pek dokunulmuyor.

Köstebek öyle mi? Yer altında işlenen tüm suçların müsebbibi hep köstebek! Oysa köstebek ne yerelması yer, ne soğan, sarmısak ve de diğer sebzelerin köklerini yer.

Köstebekle mücadelede kırsal kesimde ve villaların bahçelerinde adeta seferberlik ilan edilmiş durumda. Köstebeğin imhası için tabancalar icat etmişiz. Onu öldürmek için silahla nöbet tutanları bilirim.

Köstebek etobur bir hayvandır ve sadece toprakaltındaki kurtları, böcekleri yer. Toprağı havalandırır ve kesinlikle "faydalı" hayvanlar sınıfındandır.

Bu bilgileri maalesef öğretmenlerimiz, öğretim elemanlarımız yaymadıkları veya yayamadıkları için köstebek yurt genelinde sabıkalı olarak damgalanmıştır.

Tarla fareleri için aynı iddiada bulunmam. Zararı yapan onlar, ceremesini çeken ise köstebek oluyor. Köstebek kanallarını kullandıkları için köstebeği savunmak zorlaşıyor.

Bilginin değerini bizler değerlendiremediğimiz için hurafeler hep ağır basıyor. Önyargıları yıkmak kolay değil. Hele çevre, doğa ve hayvan hakları konusunda devlet koruması kurulamadıysa zaten söylenecek fazla söz kalmıyor.

Bilimin ve bilginin önplanda olduğu ülkelere -lütfen- bir göz atalım. Oralarda doğa, kendi insanlarını sevdikleri için değerlidir ve devlet gücüyle korunur.

Ayvacık pazarında köstebek tabancası satılmaktadır. Eminim ki Denizli'nin haftalık pazar yerlerinde de satılıyordur. Ankara'nın ve diğer yurt köşelerinin herbirinde köstebek tabancaları satıştadır.

Almanya'da köstebek devlet koruması altındadır. Onu yaralayan, öldüren cezalandırılır. Çeşitli eyaletlerin ceza listelerine göz attım: Bizim gibi ona tuzak kurup tabancasıyla öldürene kesilen ceza, şimdi sıkı durun: 50 000 Euro!

Olmaz böyle şey demeyin. İşin esası aynen öyledir.

Behram'da (Assos) yabancı turistlerden dahi hiç gizlemeden hayvanlarının iki ön ayağını birbirine bağlayan (bu işkence usulünün adı "Tuşak"tır) mı ararsın, ön ayağını arka ayağıyla birleştiren mi ararsın (bu eziyet mekanizmasına "Köstek" adı verilir; çapraz köstek daha da etkilidir). Bazen hem tuşak ve hem de köstek yapanlar vardır ki koskoca Holştayner süt ineğini veya keçiyi veya eşeği bu vaziyette görmek bile insanın içini burkuyor.

Zevk için veya kendine göre sebepler icat eden kişilerin faydalı yılanları öldürmesi ne yazık ki kimseyi üzmemektedir.

Mecliste hayvan hakları yasası telaşı içindeki sayın milletvekillerimize saygıyla duyurulur.

Aklıma ilk etapta Denizli milletvekilimiz Gülizar Karaca Hanım geldi, nedense…

YORUM EKLE

banner21

banner124